20 Ocak 2013 Pazar

Mutluluk Mavi Çocuk Oynardı Bahçemizde


O an farkında değildim ama babam o sıralar askerdeydi. Sanırım 3 ya da 4 yaşlarındaydım. Anneme geceleri hep aynı masalları bıkmadan usanmadan anlattırdığımız hatırlıyorum. Özellikle civciv masalına bayılırdık. Masal civcivin ayağına diken batması ile başlar düğünden gelini kaçırmasıyla da biterdi. 
Hep beraber aynı odada uyumaya çalışırken kudurmalarımız ve kıkırtılarımız olurdu, perdenin hareketlerinden de ürperdiğimi hatırlıyorum. Üzgünüm Didem ama sen henüz meyvede vitamindin.

Misafir odasında duvarda aslılı duran küçük bir nalın vardı, annem dokunmamıza izin vermediği için fırsat kollar, nalını ayağıma geçirmeye çalışırdım. Meğer o nalın bir termometreymiş, şimdi nerede kim bilir.
Kırmızı beyaz plastik bir darbukam vardı, bir tabure gibi üzerine oturduğumu hatırlıyorum. Beyaz plastikten kuzularım, küçük bakır kovalarım vardı. Bir de ziller vardı tabi, koyunların boynuna asılan zillerden, nereden niçin gelmiş bilmem.

Nadir de olsa anneannemlere giderdik. Orası bizim için keşfedilmesi gereken gizli bir ülke gibiydi. Raflarda olan biteni ölesiye merak ederdik. Özellikle teyzeme ait kısım hazine değerindeydi. 

Ekmek fırını hemen evin altında olduğu için, sofrada tırnaklı pideler hep sıcacık ve çıtır çıtır olurdu. Antep peyniri ve rahmetli dedemin bin bir özenle seçtiği siyah buruşuk zeytinler. Antep peynirini sıcacık ekmeğe sarar yanında da zeytini dişlerdim. Çay bile başka olurdu. Hepsinin kokusu ve tadını dün gibi hatırlıyorum. Hiç bir lezzetin de onların yerine geçebileceğini zannetmiyorum. 

Yine böyle bir anneanne ziyaretinde, ben hatırlamıyorum ama annemin dediğine göre, büyük bir vukuatım olmuş.

Annem becerikli ve hamarat bir kadın olduğu için elbiselerimizi kendisi dikerdi. Çok yakıştığı ve leke tutmadığı için olsa gerek yine kendisinin diktiği bir elbiseyi yıkayıp sıkıp bana takıyormuş. Artık ruhum nasıl daraldıysa bundan, anneannemlerde, küçük oda dedikleri yer vardı, hıh işte orada, elime geçirdiğim bir makasla elbise üzerimdeyken, doğramışım bir güzel. Annem durumu görünce şoka girmiş tabi, " Neden yaptın kızım?!" diyebilmiş. Ben de cevap hazır tabi, " Ama şen de bana hep bunu giydiriyosun!" 

İnsan yedisinde neyse yetmişinde o derler hala da sevmem sık sık aynı elbiseyi giymeyi :)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder